TGF’yi destekliyoruz ama %1 fazla

TÜROB Başkanı Müberra Eresin, Intercontinental Hotel’de turizm basını ile bir araya geldi

3 Mayıs 11:25

TOURISM EXCLUSIVE

TÜROB Başkanı Müberra Eresin, 2 Mayıs 2019 Perşembe günü İstanbul’da Intercontinental Hotel’de turizm basını ile bir araya geldi. TÜROB Başkan Yardımcısı Armin Zerunyan ve Genel Sekreter İsmail Taşdemir'in de katıldığı toplantıda, sektörün genel durumuna ilişkin değerlendirmede bulunan Eresin, genel seyri “hafif olumlu rüzgarlar esiyor” şeklinde ifade etti.

Sektördeki 3-4 yıllık çok sıkıntılı bir dönemin ardından geçen yıldan itibaren yeniden yükseliş dönemi başladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre yılın ilk 3 ayında Türkiye’ye yüzde yüzde 7 artışla 6 milyon 859 bin turist geldi. İlk üç ayda doluluklarımızda yükselme oldu. Nisan ayının da iyi geleceğini tahmin ediyoruz. Fakat mayıs ayında Ramazan ayının da etkisiyle belli bir düşüşün yaşanacağını düşünüyorum. Çünkü Ramazan ayında Ortadoğulu misafirler pek seyahat etmiyor. Ayrıca şirketler de Ramazan ayında daha az etkinlik yapıyor. Fakat bayramla birlikte, başta Ortadoğu ülkeleri olmak üzere hissedilir bir hareketin olacağını düşünüyorum” Yerli turistin tercih ettiği otellerin doluluklarında bazı sorunlar yaşandığını söyleyen Müberra  Eresin, “Bu nedenle önümüzdeki günlerde Türkiye’de iç turizmi canlandırmak anlamında bir takım çalışmalar yapacağız.” dedi.

“ÜYELERE ON-LINE EĞITIM VERECEĞIZ”

Üye tesislere eğitim vermek için hazırlıklar yaptıklarını açıklayan Müberra Eresin, Lobster Ink ve Ecolab işbirliğiyle yakın bir gelecekte on-line eğitimlere başlayacaklarını söyledi.

TÜİK VERİLERİNİ AÇIKLADI

TÜİK verilerine göre de ilk çeyrek turizm geliri yüzde 4.6 artışla 4 milyar 629 milyon dolar oldu. Bu yükseliş döneminin yeniden başlaması elbette ki tüm sorunlarımızın çözüldüğü anlamına gelmiyor. Rakamlarımıza bakıldığında kitle turizminde ve yurtdışı pazarlardan beslenen merkezlerde artışlar oldukça yüksek gözüküyor. Ancak geri kalan kısımlarda, özellikle de iç turizm ve normal yurtiçi kaynak pazarlardan beslenen şehirlerde maalesef durumlar o derece parlak gözükmüyor. Bazı desteklerin verilmesi ihtiyacı var ancak her şeye rağmen, TÜROB olarak 2018’in iyi geçtiğini, 2019’un iyi geçeceğini ve hatta 2020’nin de Türkiye için çok önemli bir turizm yılı olacağını düşünüyoruz. 

Önümüzdeki yıldan itibaren canlanacak olan cruise ve kongre turizmiyle biraz daha hareketleneceği umudumuz var. Bu yıla yönelik beklentilerimiz 2018 yılının üzerinde. 2019 yılına girerken bu öngörü ve beklentimizi dile getirmiştik. 2019 yılında oda hem oda fiyatlarında hem doluluk oranlarında minimum yüzde 10-15’lerde artış bekliyoruz. İstanbul Havalimanı’nın tam olarak devreye girmesiyle birlikte turizmde orta ve uzun vadede büyük bir potansiyel harekete geçecektir. Aynı zamanda halihazırda sağlanmış olan güvenli ortamının kesintisiz devamı turizm için hayati önemdedir.

“KRUVAZIYER ŞİRKETLERİ GALATAPORT VE YENİKAPI LİMANLARININ BİTMESİNİ BEKLİYOR”

Müberra Eresin kruvaziyer turizmiyle ilgili “Yaptığımız görüşmelerde İstanbul'a gelmek isteyen kruvaziyer şirketlerinin olduğunu, fakat liman problemi nedeniyle gelemediklerini görüyoruz. Büyük bir kruvaziyer şirketinin yöneticisi, küçük gemileri yanaştırdıklarında bekledikleri ticari faydayı sağlayamadıklarını çok net bir şekilde bize söyledi. Bu nedenle Galataport veya Yenikapı’da planlanan limanlar bitmeden İstanbul’a kruvaziyerlerin gelme şansı pek yok gibi görünüyor.”

“KONGRELER IÇIN KDV MUAFIYETI BEKLIYORUZ”

Kongre turizmi için Hükümetten KDV muafiyeti beklediklerini de dile getiren Müberra Eresin, “Bu konuda girişimlerimiz var. Üyelerimizin kendi başlarına küçük uluslararası kongreleri alabilmeleri için destekler vereceğiz” dedi.

“TGF’DE HERKES TEMSiL EDiLMELi”

TÜROFED Başkanı Osman Ayık’ın turizmcilerin bağımsız olarak oda kimliği altında temsil edilebileceği yönündeki açıklamalarına ilişkin gelen bir soruyu ise Eresin şöyle yanıtladı: “Biz yepyeni bir sayfa açtık. Hiçbir dernek ve birlikle sorunumuz yok. Biz şehir otelleri ile resort oteller arasında işletme anlayışından tutun sorunlarına kadar farklar olduğunu söylüyoruz. Yakın bir zamanda Turizm Geliştirme Fonu (TGF) için kanun çıkarılacak. Buna da sektörden bir takım katkılar sağlanacak. Bu katkıda en büyük payı ise konaklama sektörü verecek. Dolayısıyla bu kanunun altında bir çerçeve çizilmesi ve herkese söz hakkı tanınması gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuda, diğer sektör birlikleriyle de aramızda bir sorun yok. Bizim için önemli olan efektif çalışabilmek. Türkiye Otelciler Birliği olarak biz, aktif çalışan bir birliğiz. Nerede görev alırsak hakkıyla yerine getirir ve üyelerimizi en iyi şekilde temsil ederiz”

“FONU DESTEKLIYORUZ AMA, %1’i FAZLA BULUYORUZ”

Turizm Geliştirme Fonu için otellerden alınacak yüzde 1’lik pay ile ilgili gelen bir soruyu ise şöyle cevaplandırdı: “Biz bugüne kadar oran konusunda kamuoyuyla hiçbir şey paylaşmadık. Nedeni ise, konunun hala Bakanlıkla konuşup görüşülüyor olması. Konulara ikili ilişkilerle çözüm getirmeye çalışıyoruz. Oranı tabi ki üyelerimiz fazla buluyor. Diğer yandan TGF’nin amacı ve geri dönüşünden hiçbir şüphemiz yok. Sonuna kadar destekliyoruz. Sadece son yıllarda büyük krizler atlan oteller için bu oranın biraz daha aşağılara çekilmesi gerektiğini düşünüyoruz.”

“FONDA TOPLANAN PARANIN YÜZDE 70’I TANITIMA HARCANACAK”

Fonda toplanacak paranın sağlayacağı katkıdan yana bir şüphelerinin olmadığını söyleyen Eresin şöyle devam etti; “Fonda toplanan paranın yüzde 70’i tanıtım ve pazarlamaya, yüzde 10’u işletme giderlerine, yüzde 15’i turizm kentlerinin altyapı sorunlarının giderilmesine ve yüzde 5’inin de maliyeye gitmesi konusunda hem fikir olundu. Bizim önerimiz de bu yöndeydi. Sağ olsun Sayın Bakan da destekledi. Toplanan paranın nasıl kullanılacağı taslağa yazıldı. Bizim için önemli bir konuydu ve beklentilerimiz doğrultusunda gelişiyor".

“BAKANIN YAKLAŞIMI OLDUKÇA POZITIF”

Eresin’e Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’la TÜROB’un ilişkileri de soruldu. Bakanın kendilerine olan yaklaşımlarını son derece pozitif bulduklarını ifade eden Eresin, şöyle devam etti: “Karşımızda sektörün her bölümünü bilen bir bakan var. Geçmişte turizmi bilmeyen bakanlara sektörel sorunları anlatmamız en az altı ayımızı alıyordu. Şimdi ise aynı sorunları kendi de yaşan bir bakan var karşımızda. Diğer yandan Sayın Bakan’ın sektördeki başarısı da ortada. Turizmi kendi şirketlerini yönetir gibi yönetse bile bir başarının ortaya çıkacağını düşünüyorum.”

“SUUDi ARABiSTAN PAZARI SOSYAL MEDYADAN ÇOK ETKILENMEZ”

Suudi Arabistan pazarında sosyal medyadaki Türkiye karşıtlığı konusunda neler düşündüğüne ilişkin basından gelen bir soruyu ise Eresin’in cevabı şöyle oldu “Türkiye uzun zamandır, çok değişen ve değişken etkiler altında. İçeriden veya dışarıdan bir takım olumsuzluklar olmasına rağmen, kendimizi tedavi edip ayağa kaldırabilen bir sektörüz. Ortadoğu’da bazı sorunlar olduğu bize de geldi. Sosyal medyada yazılan çizilenler belirli kesintilere neden oluyor, ama halklar üzerinde çok büyük bir etkisi yok. Sudi Arabistan pazarında geçtiğimiz yıl rakamlar beklentinin altında kalmıştı. Bu sene de kalabilir. Fakat biz çok proaktif bir sektörüz. Başka pazarlar yaratarak çözümler geliştirebiliriz”.

TÜROB BAŞKAN ARMIN ZERUNYAN: GELIRLERDE HALA ÇOK GERIDEYIZ

Doluluk ve fiyatta İstanbul’un hala olması gereken rakamların çok gerisinde olduğuna değinen TÜROB Başkan Yardımcısı Armin Zerunyan ise şunları söyledi: “Avrupa ve dünyada rakibimiz olan pazarlarla kıyaslandığında, doluluk oranında büyük sıkıntı görünmese de gelirlerde sorun olduğunu görüyoruz. Neticede bu işin yapılmasının ana nedeni para kazanmak. Rakamlarda düşüş çok çabuk oldu, ama yukarı çıkış maalesef aynı hızda olmuyor. Bizim istikrarlı bir şekilde büyümemiz gerekiyor. Daha fazla gelir üretmeye yönlenmemiz gerekiyor. Bu da iyi hizmet, iyi ortam ve istikrarlı bir ülke ile olur”

NİSAN AYINDA DOLULUKLAR AZALDI, FİYATLAR ARTTI

Türkiye'nin Mart 2019 otel dolulukları 2018 yılının aynı ayına göre yüzde 5 azalarak yüzde 64.2 olarak kaydedildi. Mart 2018’de bu oran yüzde 67.5 olmuştu. Mart 2019’da Türkiye’nin ortalama günlük satılan oda bedeli ise yüzde 4.6 artışla 63.3 Euro olarak gerçekleşti. Mart 2019’da Avrupa destinasyonları doluluk ortalaması yüzde 68.6 olurken, ortalama günlük satılan oda bedeli ise 104.3 Euro olarak tespit edildi. 

İstanbul'un Mart 2018’de yüzde 73.6 olan doluluk oranı, Mart 2019'da yüzde 2.5 azalarak yüzde 71.8 olarak ölçüldü. İstanbul’da Mart 2019’da, Average Daily Rate (ADR) olarak adlandırılan ortalama günlük satılan oda bedeli 77.3 Euro’a çıkarak 2018'e göre yüzde 4.6 artış gösterdi. Mart 2018’de bu rakam 73.9 Euro olmuştu. Toplam oda sayısı üzerinden odabaşı elde edilen gelirlerde ise (RevPAR) geçen yıla oranla yüzde 2 artış yaşandı ve 55.5 Euro olarak ölçüldü. Mart 2018’de bu rakam 54.4 Euro olmuştu. Yılın ilk çeyreğinde ise geçen yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında doluluk oranı yüzde 68.2’den 67.3’e gerilerken, ortalama günlük satılan oda bedeli 71.2 Euro’dan 76.0 Euro’ya, oda başı elde edilen gelir 48.5 Euro’dan 51.1 Euro’ya yükseldi.

Antalya’da Mart 2019 otel dolulukları bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3 azalarak, yüzde 58.4 oldu. Mart 2018’de bu oran yüzde 60.2 olmuştu. Ortalama günlük satılan oda bedeli 47.8 Euro olarak Mart 2018 ile aynı kaldı. Toplam oda sayısı üzerinden odabaşı elde edilen gelirler geçen yıla oranla yüzde 3.1 düşüşle ve 27.9 Euro olarak gerçekleşti. Mart 2018’de bu rakam 28.8 Euro olmuştu. Yılın ilk çeyreğinde ise geçen yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında doluluk oranı 57.7’den yüzde 59.4’e yükseldi. Ortalama günlük satılan oda bedeli 45.5 Euro’dan 44.7 Euro’ya gerilerken, oda başı elde edilen gelir çok hafif artışla 26.2 Euro’dan 26.5 Euro’ya yükseldi. 

MAYIS AYI VE BAYRAM DÖNEMİ İSTANBUL’DA SAKİN

Nisan ayında yerel seçimlerin bir miktar olumsuz etkisini yaşadık, ancak Paskalya bayramının olumlu etkileri oldu. İstanbul’da bölgesel olarak Taksim bölgesi, Haliç gibi bazı yerlerde ortalamanın üzerinde doluluklar yaşandı. Mayıs ayında ise biraz daha yavaş. Gelecek haftadan itibaren Ramazan ayının da etkisiyle İstanbul’da özellikle iç turizmde yavaşlama bekliyoruz. Zaten Ramazan ayında genellikle şehir otelleri sakin geçer, etkinlikler azalır. Ramazan Bayramı döneminde de resort bölgeler elbette olumlu etkilenecektir. Bayram tatilinin 9 güne çıkarılması kararının erken açıklanması yerinde oldu. Herkes planını, programını ona göre yapabilecek. Ancak her zaman söylediğimiz gibi bayram dönemleri şehir otellerindeki doluluklarda kayda değer bir artış sağlamaz. Yani resortlar dolu geçecek, şehirler daha sakin olacaktır. 

KALİFİYE ELEMAN BULAMIYORUZ

2013’ten bu yana Türkiye ve İstanbul’da yaşanan birçok olumsuz hadisenin sonucunda otel dolulukları büyük oranlarda aşağı doğru düşünce, oteller de maalesef çok çalışanı işten çıkarmak zorunda kaldı. Eski çalışanlar maalesef sektöre geri dönmediler. Şu anda turizm sektöründe ana problem kalifiye personel bulmak. Özellikle orta seviye çalışan bulmakta sıkıntı var. Maalesef önümüzdeki yıl için orta kademe yönetici ve alt kademe kadro açısından şehir otellerinde personel bulma sıkıntısı var. Meslek liseleri bize çok fayda sağlayacak. MEB ile TÜROB olarak eğitim programları düzenliyoruz. Protokoller yaptık fakat bunların sonuçları geleceği güne kadar nereden baksanız bir yıl geçecek. 

ESNEK ÇALIŞMA MODELİ SEKTÖRÜ RAHATLATIR

Bu konuda yeni bir düzenleme bu sezon sektörü büyük ölçüde rahatlatacaktır. Hem işveren hem çalışanın faydasına olacaktır. Öğrencilerin, kadınların çalışmasında çok avantajlı olur. Mesela bir öğrenci günde iki saat istihdam edilebilir. Düğün oluyor mesela. Sadece o düğün için artı 20 garsona daha ihtiyaç olabiliyor. Ancak düğün sonrası gerek olmayabiliyor. Bu konuda Çalışma Bakanlığı ile görüşmelerinin devam ettiğini ve çözüm bulunması halinde sektöre önemli katkılar sağlayacağını söyledi.

İSTİHDAMDA LOKOMOTİF TURİZM

Kriz yıllarında bir çok turizm profesyonelinin başka sektörlere geçmek zorunda kaldığını hatırlatan Eresin, “Bu personeli geri almak istiyoruz. Sektörde şuan çalışan personelin yüzde 20’si kadar daha çalışana ihtiyacımız var. İşsizliğin bu kadar yüksek olduğu bir dönemde daha fazla istihdam yaratmak için hükümetten çeşitli destekler bekliyoruz. Turizm istihdamında konaklama sektörü lokomotif niteliğindedir ve özellikle şehir otelciliğinde en istikrarlı alanı ifade eder. 2015 yılı rakamlarına göre turizmde direkt istihdam 600 bin kişi civarındaydı. Bunun 219 bini konaklama sektöründeydi. Turizm sektöründe konaklama, yiyecek-içecek hizmetleri ve seyahat acenteliği faaliyetlerini kapsayan üç alanda toplam istihdam 2018 yılı itibariyle yaklaşık 1 milyon kişi. Bunun 665 bini yiyecek-içecek, 260 bini konaklama, 50 bini seyahat acenteliği alanlarında. 

Konaklama sektöründe kayıtlı istihdam 2016 yılında 192 bin, 2017 yılında 205 bin oldu. Yani iki yılda 20 bin civarında bir istihdam kaybı söz konusu. Bu durum konaklama sektörünün, özellikle de şehir otellerinin 2016 ve 2017 yıllarında çok zor bir iki yıl geçirmesine rağmen çalışan sayısını muhafaza etmek için gösterdiği çabayı çok net bir biçimde gösteriyor. 2018 yılına geldiğimizde konaklama sektörünün istihdam kayıplarını geri almakla kalmadığını, istihdamını 260 bine çıkardığını görüyoruz. Yani 2018 yılında, 2017 yılına göre 55 binlik artış söz konusu. Bu yıl da bu düzeyde bir artış sürpriz olmaz. Ancak temkinli olmak gerekirse, yüzde 10-15’lik bir istihdam artışıyla konaklama sektöründe bu rakamın 300 bini aşmasını bekliyoruz. 

KADIN İSTİHDAMINA BÜYÜK ÖNEM

TÜROB olarak kadın istihdamına özel bir önem verdiklerinin altını çizen Eresin, “Türkiye’de en yüksek kadın istihdamının turizm sektörü içinde olduğunu görüyoruz. Üye otellerimizi destekleyerek kadın istihdamının biraz daha yukarılara çıkarılması için çaba sarf edeceğiz” dedi. Turizm sektöründe kadın istihdamı OECD ülkeleri ortalaması yüzde 33.8, Türkiye'de yüzde 32. Ancak Türkiye'de turizmde kadın istihdamı diğer sektörlerden 4.9 puan daha yüksek. Türkiye’de çalışanların cinsiyet ve sektörlere göre dağılımında turizmde kadın çalışan oranı diğer sektörlerden daha yüksek. Türkiye genelinde çalışanlar içinde kadınların oranı yüzde 27.6 iken turizmde kadın çalışan oranı yüzde 32.1. Hedefimiz sektörde yüzde 51 kadın istihdamına ulaşmak olmalı.

YENİ DÖNEMDE TÜROB

Biz senelerdir şehir otellerinin bir arada olan, güncel konuları birlikte takip eden, sorunları birlikte izleyip çözüp gerekli desteği vermeye çalışan bir STK’yız. Dolayısıyla birincil hedefimiz Türkiye’deki şehir otelleri üye sayımızı yukarıya çıkarmaktır. Uluslararası markaların, zincir otellerin tamamı bizde üye. Tüm otellere aynı mesafede duruyoruz ve aynı şekilde her biri için fayda sağlamaya çalışıyoruz. Üye sayısını artırmak konusunda kesinlikle hedefimiz var. Büyük şehirlerde hemen her otel bize üye zaten, orada bir sıkıntı yok. Onun yanında bölgesel gelişimlerde daha aktif çalışıyor olacağız. Bölgesel gelişimlere de daha fazla eğiliyor olacağız.

52 SEKTÖRE KAZANÇ SAĞLIYORUZ

Çok uzun zamandır savunduğumuz bir şey var. Türkiye’de Türk ekonomisine katkı sağlayacak yegane ve birincil sektör olarak turizmi görüyoruz. Turizm sektörü birçok ekonomik katkı sağlamakla birlikte en önemli özelliği bütün know-how’ın, bütün kullanılan ürünlerin, malzemelerin, insan gücünün tamamının Türkiye’den sağlanmasıdır. Yurtdışına hiçbir parasal çıkışı yok. 52 sektöre direkt kazanç sağlayan, besleyen bir sektör. İnsan gücü olmadan çalışma imkanı olmayan bir sektör. Robotlarla işletilemeyecek olan tek sektör. Yani istihdama en büyük katkıyı sağlayacak sektör. 

HEDEF PAZARLARDAN OLUMLU İŞARETLER

Almanya: Pozitif beklentilerimiz sürüyor. Ancak Türkiye’ye yoğun seferleri olan iki havayolu şirketi battı. Bu gelişmenin etkilerine dikkat edilmeli. Bu uçuşların boşluğunu doldurmak gerekiyor. Almanya hem şehir hem resort otelleri için bizim vazgeçilmez pazarlarımızdan biri. Şehir otellerine daha çok geleceklerini düşünüyoruz. Yine büyük pazarlarımızdan biri olmaya devam edecek.

Çin: Ana beklentimiz Çin’den daha fazla turist alabilmek. Bütün dünya zaten o pazarın peşinde. Bizim yaptığımız çalışmalar sonunda iki önemli havayolu şirketi İstanbul’a tekrar sefer başlattı. Bu iki havayolunun uçması zaten çok çok önemli bir sonuç. Bazı mevzuat sorunları var ama zaman içinde çözüleceğini düşünüyoruz. Zaten çözemezsek Çin pazarından bir beklentimiz olması imkansız. 

Japonya: Japonya pazarından çok fazla beklentimiz var. Geçtiğimiz yıllarda önemli düşüş kaydetti bu pazar. Kültür turizmi için geliyorlar. Türkiye zaten kültürel turlar için vazgeçilmez bir destinasyon. Yavaş yavaş tekrar yukarı gidiyor. 

Hollanda: Yeniden 1 milyon barajını aştı. Yükseliş sürecektir. Beklentilerimiz olumlu.

İngiltere: Bu pazardaki durgunluk 2018 itibariyle pozitife geçti. 2019’da da aynı trendin devamını bekliyoruz. İngiltere Brexit nedeniyle biraz kendi derdine düşmüş durumda. Ama yine de İngiliz pazarında da Türkiye satışları açıldı. Özellikle şehir otellerinden bahsediyorum. Bir takım broşürlere girdi. Daha da artacaktır.

Ukrayna: Antalya’nın yanı sıra İstanbul, Kayseri ve Kapadokya’ya başlayan ilgi dikkat çekiyor. Kayseri’ye charter uçuşları başladı.

Yunanistan: En fazla gelişme gösteren pazarlarımızın başında geliyor. Yükseliş sürecektir. 

Rusya: Geçen yıl talepte önemli artış oldu.  Bu yıl artış aynı oranda olmasa da canlı bir pazar olmaya devam edecektir. 

İtalya: Önemli artışlar var. İtalya pazarında çok büyük bir hareket görüyoruz. Neredeyse sıfırlamış bir pazardı. Birden bire önemli bir hareket başladı. 

İspanya: İspanyollar daha yavaş, daha temkinli.  Bu pazar da yavaş yavaş açılıyor.

Güney Amerika: Kişi sayısı henüz düşük olsa da Brezilya ve Arjantin gibi ülkelerden talepde ciddi artışlar söz konusu. Latin Amerika pazarı THY’nin birçok pazarda olduğu gibi uçuş sayılarının artırılmasıyla ivme kazandı. Çok büyük rakamlar değil belki ama sıfırdan gelen bir pazar. Ayrıca sadece yaz sezonunda değil bütün bir yıl geliyorlar. Bu da Latin Amerika pazarını önemli kılıyor.

Ortadoğu-Körfez: Vazgeçilmez pazarımız. Zaten yıllardır varolan bir pazar, hâlâ da artarak devam ediyor. Genel olarak Ortadoğu turistinin seyahat ettiği dönem Ramazan Bayramı’ndan başlıyor, okulların açıldığı eylül başına kadar devam ediyor. Şehir otellerimizde Ortadoğu hareketi de bu dönemde gerçekleşiyor. Daha çok seyahat eden Avrupalı turist genellikle şehir otellerinde pek temmuz, ağustos aylarında seyahat etmiyorlar. Şu anda özellikle 15 Mart’tan itibaren Ramazan Bayramı’nın başlamasına kadar şehirlerde Ortadoğu ağırlıklı demek pek doğru olmaz. Çinli var, Japon var, Hindistan var. Yani Pazar çeşitlenmesini yeniden sağlamaya çalışıyoruz.